Yalanlar ancak gerçekle alt edilebilir

6 Mayıs 2019 Pazartesi

  Çağ atladığımızı düşündüğümüz ülkemizde bir ayı aşkın süredir ‘seçimleri’ tartışıyoruz. Kaldı ki İstanbul’da ‘seçilememiş’ olmanın derdiyle iyice gerildiniz. İktidar olamadığınız şehirlerde, ‘topal ördek’ uğruna, çocuklarımıza yönelik en büyük bela olan ‘uyuşturucu’, toplumumuzu kangren gibi saran’ yolsuzluklar’ gibi konuların araştırılmasını engelliyorsunuz.

Dolayısıyla, normalleşmesi beklenen her ne varsa daha da anormalleştiği, buna mukabil hiç normal kabul edilmemesi gereken eylem ve sözlerin giderek normalleştiği bir yerdeyiz.
İktidar blok ve ittifakın yerel yönetimlerde etkisi ve iktidar alanı daraldıkça, rantlardan beslenenler ortada kalınca, toplumsal fay hatlarında kutuplaşmayı daha çok körüklemek ve gerilimi artırmak, bu ülkeye ve ülkemiz insanlarına yapılacak en büyük siyasi kötülüktür.

Eğer herhangi bir alandaki muhalif bir figüre, kişiler ağzına geleni söylerlerse ‘şikayet olmadan’ soruşturma başlatacak tek bir savcı yok. Yok, eğer devleti yönetenlere ağır (bazen çok hafif!) bir eleştiri yöneltilirse kişilerin başına gelmeyen kalmaz.

Son günlerdeki, adaletsizlik, hayat pahalılığı, işsizlik, adaletsizlik gibi insanları karamsarlık boyutunda kuşatan gerçeklere karşı, toplumumuzun bir kesiminin umursadığı pek çok şeyi ‘umursamıyorsunuz’… Aslında, ‘umursamadıklarınız’ nedeniyle bu halde olduğumuzu bilmeniz gerekiyor.

Her fırsatta vergi kaçıran, siyasi ikballe ihale alan, rant peşinde koşan, tacizci, tecavüzcü, çalışmadan ‘bankamatik maaş’ alan insanlar, umursamazlığın gücü ile hareket ediyor. Kuralsızlık sevgisi de, şiddete eğilim de, vasat fırsatçılıklar da, kazıkçılık da, görgüsüzlük de aynı kaynaklardan besleniyor. Umursamamak. Hiçbir değeri ‘gerçekten’ özümsememek.

Ve, tüm bunlar olurken, ‘olmuyormuş’ gibi yapanlar, bu gerçeklere ‘yalan’ diyebilenler ve bunu savunanlar, bunu yönetim anlayışı haline getiriyorlar.

Ve son söz:

Öncelikle şunu söylemeliyiz ki yalancının bu denli güçlü olduğu ve birilerinin yalana inanmak istediği bir toplumda yalanla baş etmek için doğruyu söylemek yeterli olmaz! İstediğiniz kadar, “ya olur mu, gerçek bu ama” deyin, yalan büyümeye, güçlenmeye devam edecektir. Burada tek çare, gerçeğin güçlenmesidir. Gerçeği söyleyenlerin ve gerçeğin arkasında duranların sayısı arttıkça yalanın alıcısı da düşecektir.

Yalanlar ancak gerçekle alt edilebilir YORUMLAR ()

Yorum Yapın

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Siyasetcafe.com sorumlu tutulamaz.

Adınız*
Yorumunuz*