MUHALİF DURUŞ ve MÜPTEZELLER

8 Aralık 2012 Cumartesi

   Bir duruma bir görüşe bir davranışa aykırı olan kimse ya da aykırılık eden uymayan uygunluk göstermeyen, muhalefet eden kimseye muhalif denir.

 

Muhalif birisi miyim? Başkasının söylemesine gerek yok ben cevaplayayım, evet muhalifim.

 

Ancak toplumda egemen olunan kanaatteki bir muhalifliği ters yüz eden bir muhaliflik. Her hangi bir çıkar amacı gerçeklerin ortaya çıkması için uğraşan bir muhaliflik.

 

Yalanı dolanı ortaya çıkarmak için uğraşan bir muhaliflik. Sadece karşıyım karşı demeyen bir muhaliflik. Yetebildiğim kadarı ile bilgi ile donanarak yapılan bir muhaliflik.

 

Ancak kasabaların mutat* siyaset anlayışı bu muhalif duruşu bir düşmanlık algısına dönüştürdü.

 

Tamam, bırakın kasabaları ülkemizin neredeyse tamamında siyaset algılar üzerinden yapılır, Akçakoca’da bu algı siyasetinin dışında bir yer değil, ancak Akçakoca’da algı siyaseti yapanların üstün yetenekli olduklarının hakkını da vermek lazım.

 

Bu konuda üstün yetenekli olmaları da Akçakoca’nın şanssızlığı. Keşke bu yetenekler başka alanda zuhur etmiş olsaydı.

 

Birçok arkadaşımın ve tanıdıklarım bu algıdan gereğinden fazla etkilendi. Hatta bazı arkadaşlarım yazdıklarımı dahi okumadan defalarca bu algıdan etkilenerek hep sordular,” Niye düşmanlık ediyorsun, eline ne geçiyor?” diye.

 

Taşrada ki en büyük sıkıntılardan biride bu, bir şey yapıyorsan illaki eline bir şey geçmeli.

 

Arkadaşım böyle bir soru soruyorsa ne cevap verebilirim ki!

 

Muhalif duruşumu düşmanlık algısına dönüştürme mahareti olanlar yazdıklarımla ya da yazıların içeriği ile ilgili cevaplar vermediler, veremediler.

 

Muhalifi bir düşman gibi algılatma siyasetini başarı ile uygulamakla yetindiler. Bundan sonra da yapacaklarının bu olduğunu biliyorum.

 

Keşke yanılsam, çünkü algı siyaseti yapanların müptezelliğinden bıkkınlık geldi.

 

Müptezellik deyince aklıma geldi. Sahi bu algı siyasetini yapmayı tabiatlarının bir ilkesi haline getirmiş olanlara müptezel sıfatı gerçekten cuk oturuyor.

 

Müptezelin anlamını da burada açıklayayım da bazı kişilere saldırmak için yeni malzeme vermiş olmayayım. Efendim, müptezel çokluğundan dolayı değeri pek olmayan demek. Yani senin gibilerden o kadar çok var ki, fazladan bir değerin olduğunu sanma demenin eski zamanlardaki söylenişi.

 

Yaklaşık dört aydır bu algının hafiflemesi için yazmaya ara vermiştim. Yazmaya ara vermemin başka tali sebepleri de vardı. Ancak asıl sebep buydu.

 

Dört aylık aradan sonra yazmaya başlarken kimseye düşmanlık duymadığımı, şahsıma yazdıklarımdan dolayı düşmanlık güdenlere, düşmanlık gütmediğimi onlar için elimden üzülmekten başka bir elimden bir şey gelmediğini nafile bir gayret gibi görünse de bir kere daha ifade etmek isterim.

 

Muhalif duruş mu? O devam edecek. Aslında var olan sistemle problemi olan herkes bir muhalif değil midir?

 

Muhalifi olmayan bir demokrasi olur mu?

 

Akçakoca’da herkes iktidara talip, ben muhalif olmaya ancak muhalif alanın da birkaç kişinin tapulu malıymış gibi kalmasından da muzdaripim.

 

Muhalif olmanın maddi bir kazancı yok, ancak yastığa başını huzur içinde koyabilmenin ferahlığı var.

 

Yani kısacası yazmaya ve muhalifliğe devam.

 

İnadına değil, bilgiyle muhalifliğe. İnadına bir şeyler yapmak başkalarının işi, onlar kendilerini bilirler, sizler onları bilirsiniz.

 

                                   ************************

*Mutat kelimesini bilhassa kullandım, bu kelimeden yola çıkıp bana saldırarak üç beş kuruş sebeplenme peşinde olanlara kolaylık olsun istedim. Yeni bahanelerin peşinde koşmasınlar. Aynı noktadan devam edebilirler.

MUHALİF DURUŞ ve MÜPTEZELLER YORUMLAR ()

Yorum Yapın

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Siyasetcafe.com sorumlu tutulamaz.

Adınız*
Yorumunuz*